• slayt
Duyurular
Antalya Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 18,3702   18,4033
EURO 17,9431   17,9755
       
Özlü Sözler
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 12
Dün: 93
Toplam: 25148
DENİZ VE ÇEVRE TEMİZLİĞİ


Doğa; kendiliğinden oluşan, canlı ve cansız tüm nesnelerin tümünü oluşturan, kendini sürekli yenileyen varlığa denmektedir. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış doğal özelliklerini koruyan ve kent görünümünden biraz daha uzak olan alanlardır. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü olarak değerlendirebiliriz. İnsanın yaşaması için varlığı oldukça önemlidir. Fakat insanlar doğaya ne kadar sahip çıkıyor ve onu koruyorlar mı?

Denizlerin, göllerin ve nehirlerin içinde yaşayan canlı sayılarının azalmasının sebepleri arasında; aşırı avlanma, yanlış yapılaşma, kirlilik gibi durumlar gösterilebilir.

Çeşitli yollardan meydana gelen deniz kirliliği, toplumların korunması ve insanlığın geleceği bakımından büyük önem arz etmektedir. Belli bir sistem içinde yerleşmiş toplumlar,” üretim teknolojisi sonucu ekolojik dengeyi tahrip etmekte, kısa dönemde geçimlerini sağlama endişesi içinde, uzun dönemin birçok imkanlarını yok etmektedir. Kirliliğin en yoğun olduğu sucul kaynaklar, gelecekteki gıda deposu olma özelliğini hızla yitirmektedir. Bu kirlilik, besin zinciri boyunca giderek artmakta ve sonuçta tüm canlı sistemler bu kirlenmeden payına düşeni almaktadır.

Deniz ve iç sularımız yanlış yapılaşma, endüstriyel, evsel, komşu ülke akarsuların taşıdıkları atıklarla ve yaşanan kazalarla sürekli kirlenmektedir.

Neden Denizlerimizi Korumalıyız?

Dünyamızın %71’ini deniz, göl, nehir gibi su ortamları oluşturmaktadır.

Doğanın ekolojisini, yani canlı yaşamına elverişli koşullarını korumak için öncelikle bu %71’lik büyük bölümün sağlıklı yapısı korunmalıdır.

Petrolden daha tehlikeli olan bir çok kimyasal ve zehirli atığın denize karışması daha da vahim sonuçlar doğurabilmektedir.

İnsan Sağlığına Etkileri Nelerdir?

Denizdeki canlılar kimyasal atıklar yüzünden zehirlenmekte ve yok olmaktadır. Dolaylı yoldan da olsa bu durum insanlara yansıyor. Beslendiğimiz deniz canlılarının sağlıksız olması bizim de sağlıksız deniz ürünleri tüketeceğimiz anlamına geliyor. Bu sağlıksız yiyecekler nedeniyle insanlarda cilt tahrişleri, göz tahrişi, körlük, akciğer ve karaciğer problemleri gün geçtikçe artıyor.

Çeşitli nedenlere bağlı olarak gerçekleşen deniz kirliliğinden belki de en çok etkilenen canlılar denizlerde yaşayan canlılardır. Deniz kirliliğinin olması denizlerde bulunan canlıların hem tür açısından hem de sayı açısından azalmasına, yani yok olmasına neden oluyor. Eğer deniz kirliliğinin önüne geçilmez ise ileriki zamanlarda bu kayıplar çok daha fazla boyutlarda olacaktır.

Deniz kirliliği ile birlikte bozulan ekosistem insanlarında zarar görmesine neden olur. Su içerisinde muazzam bir canlı kitlesi bulunur, bu sebepten dolayı suyun içerisi insanlar için büyük bir gıda deposudur. Burada oluşabilecek bir denge bozukluğu insanların deniz ürünlerini kullanmalarını ve beslenmelerini engellemektedir.

Okyanus ve denizlerde, yaklaşık 100 ila 150 milyon ton plastik çöpün yüzdüğü tahmin ediliyor. Buna her yıl 6,5 milyon ton daha ekleniyor. BM Çevre Programı’nın verilerine göre, açık denizlerde her kilometrekare başına ortalama 13 bin plastik düşüyor. Akıntılar bu çöpleri dünyanın her köşesine dağıtıyor.

Plastikler atık olarak denize ulaştıklarında bozunma sıcaklıklarının yüksek olması, ultra viyole ışınlarına ve bakterilere karşı dayanıklı olması nedeniyle yüzyıllarca denizlerde varlıklarını sürdürüyor; insanlar, doğal yaşam ve ekosistem için büyük tehlikelere neden oluyor.

Plastikler, fiziksel aşınmaya maruz kaldığında aşamalı olarak parçalanıp mikro-plastik denen çok daha küçük parçalara bölünüyorlar (yarıçapı 5mm’den küçük). Çoğu, tekstil ürünlerinden sentetik dokular ya da deterjan, kozmetik ve kimyasal üretimden gelen katalizör parçacıklar, plastik poşet parçacıkları ( doğada %100 çözünen poşetler de dahil olmak üzere), lastiklerden aşınıp kopan parçacıklar ve bileme-yontma süreçlerinden açığa çıkan plastik atıklar. Bu mikro-plastik atıklar kanalizasyon veya yağmur sularıyla nehir ve denizlere sürükleniyor.

Plastik çöpler doğal yaşamı, ekosistemi ve insan sağlığını on yıllarca, yüz yıllarca tehdit ediyor.
• Misina 600 yıl
• Plastik şişe 450 yıl
• Çocuk bezi 450 yıl
• Lastik ayakkabı tabanı 50-80 yıl
• Naylon kumaş 30-40 yıl
• Plastik poşet 10-20 yıl

Denizler sahip olduğumuz en güzel maviliklerdir ve yaşam alanları olup insanlara huzur vermektedir. Biz bu huzur ortamının ve eko sistemin devamlılığını istemekteyiz.

JANVAK olarak güzel ülkemizin her yerinde Profesyonel Dalış Ekiplerimiz ile Deniz,Göl ve akarsularımız ile Kıyılarımızı ve Doğamızı temizleme kararı alarak harekat planımızı oluşturduk ve çalışmalarımıza başladık

 

© Copyright 2021  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır.


Top